PELERİNSİZ KAHRAMANLAR
Merhaba! Söze kendimi tanıtmakla başlamak isterim. Aslında tanışıyoruz, daha doğrusu siz tanıyorsunuz beni. Hatta her yanınızdan geçtiğim de, şaşkın yüzler bırakırım arkamda, bazen de endişe ve korku kokuları...
Herkes uykudayken hatta çilli bile ötmeden başlar bizim mesaimiz. Dolaşırız sokaklarda, siz uyurken bile devam eder kovalamacımız. Tüm sokaklarda saklambaç oynarız, ebe her zaman biz oluruz. Oyunu kuralına göre oynar, sonunda hep sobeleriz. Biz derken yol arkadaşlarımdan bahsediyorum, pelerinsiz kahramanlardan.
Bir kırmızı pelerinle kahraman olurlar, beyaz perdedeki insanlar. Hayal ürünleri olmalarına rağmen dillerden düşmezler. Hayran kitleleri olur, sanki dünyada düzeni sağlayanlar onlarmış gibi, bir de sahte bir gurur üstlenirler. Her yerden alkış beklerler, tanınmak, parmakla gösterilmek isterler. Oysa, gerçek hayatta pelerinsizdir tüm kahramanlar. Mütevazılıktan ödün vermeyen gerçek ve tek kahramanlar...
Gün daha yeni ağarmaya başlıyor, mesaiye devam. Kahvaltımızı bazen ıssız bir sokakta, bazen köşedeki bakkalda yapıyoruz. Bazen yapmadığımız bile oluyor, malum görev beklemez. Ağır ağır ilerliyoruz, arka sokaklarda. Ne zaman bir düzensizlik görseler, anında el koyuyor pelerinsiz kahramanlar. O kadar hızlılar ki, her yere zamanında müdahale ediyorlar. Tabi burada benim katkımı da unutmamak gerek. Bir bakıyorsunuz trafikte, bir bakıyorsunuz operasyonda. Karşılaşıyoruz bazen devriyede, bazense sokak aralarında...
Ne zaman uyuşturucu satıcıları mesken tutuyor bir okul yoluna, çıkıyor karşılarına pelerinsiz bir kahraman. Ne uyuşturucu kalıyor ortada, ne bir genç yok oluyor bu hayatta. Bir çocuk kayboluyor aniden, ailesi çaresiz bekliyor, ne gelir elden. Bir kahraman daha yardıma koşuyor, başka bir yerde bir kahraman daha... Bazen kendilerini siper ediyorlar, en tehlikeli çatışmalara. Kim için? Ne için? Onlar tanımadıkları, beklide bir daha hiç görmeyecekleri insanlara yardıma koşuyor, onların güvenliğini, gerekirse canlarıyla sağlıyorlardı. Hiç beklenmedik bir zamanda, deli bir kurşun geliyor, saplanıyor göğüslerine. Veda ediyorlar, geride kalanlara, arkada bıraktıklarına. Birkaç kahraman onların yerine geçiyor, birkaç kahraman, birkaç kahraman daha... Yılmıyorlar hiçbir zaman, bıkmıyorlar kovalamaktan, düzeni sağlayana kadar, pelerinsiz kahramanlar.
Ne de çok şey biliyorsun, pelerinsiz kahramanlar hakkında diyorsanız, benden daha iyi kimse bilemez bu hayatta. Ben onların en yakınlarıyım, yanı başlarındayım. Her yere beraber gideriz onlarla. Bazen bir kahramanın veda edişine, bazen ödül alışına tanık olurum.
Zaman çabuk geçti, ben size onlardan bahsederken hava çoktan kararmış bile. Adımı söylemeyi az daha unutuyordum. Ben bir polis arabasıyım. Pelerinsiz kahramanların can yoldaşıyım. Neyse gitmeliyim, bir kahraman beni çağırıyor. Akşam devriyesi yine başlıyor; Atatürk‘ün izinde, görev başında, pelerinsiz kahramanlarla....
İlknur Kızıltaş














|